Berkay DoğanTasfiye
Tasfiye — kapak
İç Dünya

Tasfiye

Perde açılıyor: Sahnede bir mahkeme, sanık koltuğunda yazarın kendisi.

86 söz · 20 kavram · 11 tema · Deneme

Duygu haritası

Yüzleşme & Hesap32Özgürlük26Kimlik19Zaman & Geçmiş14Hayat13Karanlık & Gölge12Sanat & Yazmak10Umut8Yıkım & Yeniden Doğuş7Yalnızlık7Şehir & İstanbul5
Zihin Atlası'nda gör →

Kavramlar

TasfiyeTasfiye, yıkmak değil; temizlemektir.YaşamakYaşamak, biraz da geride posa bırakmaktır.GerçekGerçek, yağlarından arındığında ortaya çıkan kemiktir.CesaretCesaret, korkunun yokluğu değil, korkuya rağmen adım atabilme iradesidir.ÖzgürlükÖzgürlük, cehaletin o sahte lütfuna sığınmadan, gerçeğin ağırlığını taşıyarak ayakta ka…DüşünmekDüşünmek, zihnin kendisine karşı bir devrim yapmasıdır.KimlikKimlik, bir çapa değil, bir yelkendir.StatüStatü, yalnızca ona inanan başkalarının bakışlarında var olabilen bir seraptır.KonforPrangalarımız demirden değil, kadifeden yapılmıştır.DilDil, düşüncenin hem evi hem de en hassas terazisidir.İnsan olmakİnsan olmak, ışığı kesmek ve bir gölge düşürmek demektir.UnutmakAffetmek, statükoyu korur; unutmak ise yeniye kapı açar.YalnızlıkYalnızlık, bir ceza değil, bir zorunluluktur.KaçışKaçış dediğiniz şey, artık dış dünyadan bir yere gitmek değil, kendi zihninizin merkezi…GidişGidiş, bir kaçış değil, bir manifestodur; bir varoluş tarzının reddi ve bir başkasının …ŞairSistemin çarkları arasında bir şair olmak, öğütücü bir makinenin içine atılmış ince bir…HayatHayat, formüllere indirgenemeyecek kadar zengin ve trajiktir.KötülükKötülüğün bir yerlerden üzerimize çöktüğüne inanmak safdilliktir; kötülük ekilir, filiz…İtaatİtaat etmenin bedeli, kendi ruhunun ritmine yabancılaşmaktır.Köklerİnsanın kökleri ayaklarında değil, zihnindedir.

Bütün sözler (86)

Gerçek, yağlarından arındığında ortaya çıkan kemiktir.Görmezden gelmeyi seçtiğimiz her şeye verilmiş bir isim.Bize ezilenlerin değil, ezenlerin tarafına geçme umudu satıldı.s. 15Kendi karanlığını bilmeyen insan, aydınlık uğruna dünyayı ateşe vermekten çekinmez.s. 79Yaşamak, biraz da geride posa bırakmaktır.s. 89Biz şehri terk ettiğimizde, anılarımız o şehrin taşlarına, duvarlarına emanet edilir.s. 100Tasfiye, yıkmak değil; temizlemektir.Suyun altında olduğumuzu fark etmek, yüzeye doğru atılacak ilk ve en hayati kulaçtır.s. 12İnsan, kendi hayatını taksitle satın alan tek canlıdır.s. 14Boş teneke, kendi boşluğunu duymamak için sürekli başka tenekelere çarpmak zorundadır.s. 17Kendileriyle baş başa kalmak, çağımızın en büyük fobisi haline gelmiştir.s. 17Köleliğe alışmış bir zihin için en büyük düşman, onu serbest bırakmak isteyen kişidir.s. 21Düşünmek, zihnin kendisine karşı bir devrim yapmasıdır.s. 25İnsan, ancak kendi cehaletinin sınırlarını bir fenerle aydınlatmaya başladığında hakiki anlamda var olabilir.s. 25Konfor alanının en tehlikeli yanı, onun bir ceza gibi değil, bir ödül gibi sunulmasıdır.s. 40Prangalarımız demirden değil, kadifeden yapılmıştır.s. 40Cesaret, korkunun yokluğu değil, korkuya rağmen adım atabilme iradesidir.s. 41Hiçbir şey hissetmemek, her şeyin hissettirildiği bir dünyada verilebilecek en pasif ama en yaygın tepkidir.s. 58İtaat etmenin bedeli, kendi ruhunun ritmine yabancılaşmaktır.s. 59Kötülüğün bir yerlerden üzerimize çöktüğüne inanmak safdilliktir; kötülük ekilir, filizlenir ve büyür.s. 77Mesele bu gölgeyi yok etmek değil, onun bize ait olduğunu kabul etmektir.s. 79İnsan olmak, ışığı kesmek ve bir gölge düşürmek demektir.s. 79Dünya kaotiktir, rastlantısaldır ve çoğu zaman adaletsizdir.s. 80Bize hakikati değil, huzuru satarlar; gerçeği değil, kesinliğin uyuşturucu etkisini vaat ederler.s. 81Dil, düşüncenin hem evi hem de en hassas terazisidir.s. 82Hayat, formüllere indirgenemeyecek kadar zengin ve trajiktir.s. 83Statü, yalnızca ona inanan başkalarının bakışlarında var olabilen bir seraptır.s. 85Bizler, durmadan arzulayan ve arzusu çabuk tükenen varlıklarız.s. 88Unutmak ve atmak, varoluşun devamlılığı için elzem birer budama işlemidir.s. 89Bizler, aklımız başımızda olduğu için acı çekeriz.s. 91Gerçeğin keskin kenarları insanın ruhunu kanatır.s. 95Özgürlük, cehaletin o sahte lütfuna sığınmadan, gerçeğin ağırlığını taşıyarak ayakta kalabilme iradesidir.s. 96Her sokak lambasının altında yaşanmış bir ânı, her köşe başında yarım kalmış bir konuşma gizlidir.s. 100Valize sığmayan her nesne, aslında geride bıraktığımız hayatın bir parçasıdır.s. 100Geriye bakmamak, bir inkâr değil, ileriye doğru atılan adımın hakkını vermektir.s. 101Manifestomuz, bir yere varmayı değil, yolda olmayı yüceltir.s. 102Affetmek bir tür uzlaşmaysa, unutmak mutlak bir hükümsüz kılmadır.s. 109Benim yalnızlığım, onların o gürültülü ve içi boş kalabalıklarından çok daha sahici bir şifadır.s. 115Affetmek, statükoyu korur; unutmak ise yeniye kapı açar.s. 124Geçmişin hayaletleri, affedilmeyi beklemezler; onlar sadece unutulmayı talep ederler.s. 124Kimlik, başkalarının bize biçtiği değil, bizim her an yeniden yazmaya cesaret edebildiğimiz bir metindir.s. 128Belki de kimlik, bir cevap değil, sürekli bir sorudur.s. 129İnsan, kendi boşluğunda kaybolduğunda değil, o boşluğu kendi hakikatiyle doldurduğunda özgürleşir.s. 129Belki de bizi biz yapan, sahip olduklarımız değil, sahip olmadıklarımızdır.s. 130Nereye gittiğiniz değil, nasıl yürüdüğünüz önemlidir.s. 130Maskeyi giymek bir zorunluluksa, onu çıkarmak bir haktır.s. 131Belki de gerçek özgürlük, oyunu oynamayı reddetmek değil, oyunu kendi kurallarınla oynamaktır.s. 132Artık biliyorum ki kimlik bir maske değil, bir ayna.s. 133Kaçış dediğiniz şey, artık dış dünyadan bir yere gitmek değil, kendi zihninizin merkezine bir krallık kurmaktır.s. 140Bu boşluk, korkulacak bir uçurum değil, üzerinde yeni bir dünya kurulabilecek tek temiz zemindir.s. 143Gidiş, bir kaçış değil, bir manifestodur; bir varoluş tarzının reddi ve bir başkasının arayışıdır.s. 143İnsan, kendi boşluğuyla baş başa kaldığında, artık bir oyuncu değil, bir yaratıcı olmaya başlar.s. 143Her nefes, bir başlangıç; her adım, yeni bir ufka yelken açmaktır.s. 144Zamanı kuran insan, artık zamanın kölesi değil, efendisidir.s. 144İnsan, her an yeniden başlayabilme kapasitesine sahiptir.s. 144Sahne boştur, perde açılmıştır ve seyirciler gitmiştir.s. 145İnsanın kendi kendine karşı dürüst olması, belki de dünyadaki en zor ama en değerli eylemdir.s. 146Kimliğimiz, bir tablo gibi sabit değil, bir nehir gibi akışkandır.s. 147Sahne boşaltılmadan, hakikat sahneye çıkamaz.s. 8Giyotinimizi kendi omuzlarımızda taşıyoruz ve bunu yaparken bir de kart basıyoruz.s. 14Gerçek derinlik kanatır, uykusuz bırakır, insanı toplumun dışına iter.s. 18Delirmiş olan siz değilsiniz, dünya delirmiş durumda ve sizin tek suçunuz bunun farkında olmanız.s. 19Kendi zincirini seven köle, zincirini kırmak isteyenin de en azılı gardiyanına dönüşür.s. 21Düşünmek, doğası gereği yıkıcı bir eylemdir.s. 23Acının, rahatsızlığın ve belirsizliğin olmadığı yerde, büyüme de durur.s. 39Bir şeyin adını koyduğumuz an, anlamanın bittiğine dair o sahte rahatlama duygusuna teslim oluruz.s. 50Empati yeteneğini yitirmiş bir toplum, ne kadar silahlı olursa olsun, içten içe çökmeye mahkûmdur.s. 56Kulluk bizi pürüzsüzleştirir, özgürlük ise bizi aşındırır, yorar ve şekillendirir.s. 63Herkesin aykırı olduğu bir yerde, aykırılık yeni bir üniformaya, yeni bir mecburi repliğe dönüşür.s. 65Mutlak kesinlik, empatiyi ve anlamayı öldürür.s. 83Belki de insan olmanın en büyük ve en sessiz zaferi, hiçbir yere ait olmak zorunda kalmadan, tüm yalınlığıyla kendi kalabilmektir.s. 87Bir medeniyetin asıl karakteri, neyi baş tacı ettiğinden çok, neyi iğrenerek kendinden uzaklaştırdığında gizlidir.s. 90Aklını yitirmek, bir anlamda suflörün susmasıdır.s. 93Sistemin çarkları arasında bir şair olmak, öğütücü bir makinenin içine atılmış ince bir cam kristali olmaktır.s. 95Şiirin barınamadığı bir toplum, nefes borusu kesilmiş bir organizma gibi kendi zehrinde boğulmaya mahkûmdur.s. 96Gürültünün ve hızın kesilmediği bir yerde tohum çatlayamaz.s. 96Belki de en büyük devrim, herkesin şuursuzca koştuğu bir düzende, ayakları yere sağlam basarak durmayı başarabilmektir.s. 97Geçmiş, olduğu yerde kalmalıdır ki gelecek var olabilsin.s. 101Gidiyorum, çünkü kalmanın o yavaş çürümesine boyun eğmiyorum.s. 102İnsanın kökleri ayaklarında değil, zihnindedir.s. 103Çürüyen şey, saklandığı yeri de çürütür.s. 117Kendi karanlığına bakmaya korkanlar, başkalarının karanlığında hatalar ararlar.s. 127Yalnızlık, bir ceza değil, bir zorunluluktur.s. 127Kendin olmak için, önce herkesin senden beklediği kişi olmayı reddetmen gerekir.s. 127Kimlik, bir çapa değil, bir yelkendir.s. 130Kendi hayatını yazmak, başkasının kurgusuna figüran olmaktan çok daha sancılı, çok daha zor ama çok daha onurludur.s. 143